İnterneti iş olarak görmek
Teknolojiye, yazılıma ve internete ilgim genç yaşta başladı. İnterneti vakit geçirilen bir yer olarak görmedim. Bir şeyler üretilebilen, insanlara ulaşılabilen ve doğru kullanıldığında gerçek bir işe dönüşebilen bir alan olarak gördüm.
İlk olarak yazılımla başladım. Ardından web siteleri, WordPress, SEO ve dijital reklamcılık girdi. Zamanla e-ticaret, mobil uygulamalar, oyunlar ve dijital ürün geliştirmeye kadar genişledi.
Geriye bakınca yaptığım işler birbirinden o kadar da ayrı durmuyor. Ortak nokta aynı: internet üzerinden bir şey üretmek, insanların karşısına çıkarmak ve gerçek dünyada nasıl bir karşılık bulduğunu görmek.
Kendimi tek bir meslek unvanıyla tanımlamak yerine, fikirleri araştırmayı, geliştirmeyi ve gerçek projelere dönüştürmeyi seven biri olarak görüyorum.
İnternetten ilk gelirden girişimciliğe
İnternetten gelir fikri benim için eski. Web siteleri kurduğum dönemde Google AdSense ile tanışmam, internete bakışımı değiştiren deneyimlerden biri oldu. Ürettiğim içeriğin insanlara ulaşabildiğini ve reklam gelirine dönüşebildiğini görmek, burada gerçek bir iş modeli kurulabileceğini gösterdi.
SEO’ya ilgimin büyümesinde bunun payı var. Bir sitenin hazırlanması işin başlangıcı. İnsanlar o siteyi nasıl bulur, Google’da neden bazı sayfalar öne çıkar, ziyaretçi nasıl kazanılır — bunları araştırmaya başladım.
Zamanla SEO, yalnızca müşteriye sattığım bir hizmet olmaktan çıktı. Geliştirdiğim hemen her projede düşünme biçimimin parçası haline geldi.
E-ticaret serüvenim
Dijital hizmetlerin yanında e-ticaret de hayatımda yer etti. Bir ürünü internette satmanın dışarıdan göründüğü kadar basit olmadığını doğrudan yaşadım. Ürün seçimi, tedarik, ithalat, stok, fotoğraf, fiyat, pazaryeri komisyonu, reklam maliyeti, paketleme, kargo, müşteri iletişimi: neredeyse her aşamanın içinde oldum.
Yüksek hacimli stok ve bir ürünü sıfırdan pazara sürmek, dijital dünyaya başka bir açıdan bakmayı öğretti. Reklam panelindeki satış rakamının arkasında gerçek ürün, maliyet, operasyon ve müşteri beklentisi var.
E-ticaret bana yalnızca satış değil; nakit akışını, maliyeti, fiyatlandırmayı, reklamın gerçek geri dönüşünü ve operasyon yönetimini öğretti. Bugün bir dijital projeye bakarken yalnızca iyi görünüp görünmediğine değil, para kazanıp kazanamayacağına ve sürdürüp sürdüremeyeceğine de bakmamın sebebi bu.
Mobil uygulamalar ve oyunlar
Web’in yanında mobil, uzun süredir ilgimi çeken alanlardan biri. Bir fikrin telefonda yaşayan ürüne dönüşmesi, siteden farklı bir kullanıcı davranışı ve ürün anlayışı ister. Farklı dönemlerde mobil uygulama fikirleri üzerinde çalıştım.
Mobil oyunda da fikirler geliştirdim. Android ve iOS için dokunmatik mekanikler, çevrim içi oyuncu sistemleri, sıralamalar, reklam modelleri ve uygulama içi satın alma üzerine çalıştım.
En değerli tarafı bir oyun çıkarmak değildi. Kullanıcı neden geri döner, ürün nasıl eğlenceli olur, tutmak neden zordur, dijital ürün nasıl gelir modeline döner — bunları anlamak.
Bugün Dronbul’un mobil tarafında bu birikim duruyor. Uygulama React Native ile yazıldı; iOS yayında, Android çalışmaları sürüyor.
Kendi yolumu çizmeye çalıştım
Kendimi tek alana kapatmak istemedim. Yazılım yaptım. Web siteleri geliştirdim. SEO ve Google reklamları üzerinde çalıştım. AdSense ile içerik sitelerinin nasıl gelir ürettiğini gördüm. E-ticaret yaptım. Mobil uygulama ve oyun fikirleri geliştirdim. Bu deneyimler beni kendi teknoloji girişimlerime götürdü.
Hâlâ en keyifli süreç sıfırdan bir şey çıkarmak. Ortada yalnızca bir fikir varken araştırmak, nasıl çalışacağını düşünmek, tasarlamak, geliştirmek ve gerçek kullanıcıların karşısına çıkarmak.
Her denediğim şey büyümedi. Bazı fikirler yön değiştirdi, bazıları birkaç denemede kaldı. Bugün bildiğim çoğu şeyi, yürüyen işlerden olduğu kadar yürümeyenlerden de öğrendim.
Girişimciliği yalnızca şirket kurmak veya para kazanmak olarak görmüyorum. Merak etmek, denemek, hata yapmak, öğrenmek ve yeniden üretmek.
Meatek
Çalışmalarımın önemli bir bölümünü kurucusu olduğum Meatek üzerinde sürdürüyorum. Meatek’i Konya merkezli bir teknoloji ve dijital dönüşüm şirketi olarak geliştirdim. E-imza, mali mühür, e-fatura ve işletmelerin dijitalleşmesi üzerine çalışıyoruz.
Yalnızca hizmet veren klasik bir şirket olarak bırakmak istemiyorum. Uzun vadede kendi teknolojilerini, ürünlerini ve sistemlerini geliştiren bir yapı istiyorum. Ürün, marka, SEO, kullanıcı deneyimi ve iş modeli — hepsiyle doğrudan ilgileniyorum.
Meatek, yıllar içinde kazandığım deneyimlerin kesiştiği nokta. Yazılım, web, SEO, reklam, e-ticaret ve ürün geliştirmede öğrendiklerimi daha bütünlüklü bir teknoloji şirketi için kullanıyorum.
Dronbul
Üzerinde çalıştığım diğer önemli girişim Dronbul. Drone sektöründeki hizmetleri daha düzenli ve teknolojik bir sistemde bir araya getirmek için geliştirmeye başladık.
Amaç; hizmete ihtiyaç duyan bireyler ve şirketlerle profesyonel operatörleri doğru buluşturmak ve zamanla operasyonların yönetilebildiği bir altyapı kurmak.
Dronbul bir hizmet ilanı sitesi olarak düşünülmedi. Operatörlerin filolarını, ekipmanlarını, bakım süreçlerini, belgelerini ve görevlerini yönetebildiği sistemler de geliştiriyoruz. Gerçek bir sektörün problemlerini anlayıp teknolojiyi o problemlerin üzerine kurmaya çalıştığımız bir ürün.
Teknolojiye bakışım
Teknoloji benim için yalnızca kod demek değil. Bir teknolojinin değerini, insanların hayatındaki hangi problemi çözdüğünün belirlediğini düşünüyorum.
Yeni bir fikre başlarken önce kullanılacak yığından çok, ortada gerçekten çözülmesi gereken bir problem olup olmadığına bakıyorum. Teknik olarak gelişmiş bir ürün, insanlar onu anlamıyor, kullanmıyor veya ihtiyaç duymuyorsa yeterli değildir.
İyi bir dijital ürünün sade, hızlı, güvenilir ve anlaşılır olması gerektiğine inanıyorum. Arkasında sürdürülebilir bir iş modeli de olsun. Bu yüzden tasarım, SEO, reklam, e-ticaret, kullanıcı deneyimi ve yazılımı birbirinden kopuk alanlar olarak göremedim. Aynı hikâyenin parçaları.
Sürekli merak eden biriyim
Beni en iyi anlatan özelliklerden biri merak. Yeni teknolojileri, yapay zekâyı, internet iş modellerini, mobil uygulamaları, oyunları ve başkalarının çıkardığı ürünleri araştırmayı seviyorum.
Küçük bir problem veya iş modeli günlerce aklımda kalabiliyor. “Bunun daha iyi bir yolu olamaz mı?” sorusu birçok projenin başlangıcı oldu.
Bazı fikirler not olarak kalır. Bazıları birkaç günlük deneme olur. Bazıları aylarca, yıllarca üzerinde çalıştığım işlere dönüşür. En sevdiğim tarafı, birkaç yıl sonra tam olarak ne üzerinde çalışacağımı bilmemem. Bugün yaptığım işlerin önemli bir bölümünü de yıllar önce planlamamıştım.
Bugün
Çalışmalarımı ağırlıklı olarak Meatek ve Dronbul üzerinde sürdürüyorum. Teknoloji, yapay zekâ, SEO, dijital ürünler, mobil uygulamalar ve internet üzerinden kurulabilecek iş modelleri hâlâ en çok ilgimi çeken konular.
Yazılımdan AdSense’e, SEO’dan e-ticarete, mobil uygulamalardan oyunlara kadar farklı görünen alanlarla ilgilendim. Bunları kopuk deneyimler olarak görmüyorum. Her biri, internette bir ürünün nasıl üretildiğini, nasıl insanlara ulaştığını, nasıl gelir oluşturduğunu ve insanların neden kullandığını biraz daha öğretti.
Uzun vadede hedefim mümkün olduğunca fazla proje değil. Gerçek bir problemi çözen, kullanılan ve yıllarca değer üretmeye devam edebilecek işler kurmak.
Kendimi hâlâ tek bir meslek unvanıyla tanımlamak istemiyorum. En doğru tanım şu: yeni şeyler öğrenmeyi, üretmeyi ve fikirleri gerçek projelere dönüştürmeyi seven biriyim.